31 Ocak 2010 Pazar

Hala Küçük Bir Kız Çocuğuyum

Hala Küçük Bir Kız Çocuğuyum
Hala Yüksek Sese Kırılır


Hala Kolumu Sertçe Tutarsan Ağlarım...
Bana Pahalı Şeyler Alma Elma Şekerine Bayılırım...


                                                                                                                       Ne Olur Tut Ellerimi...Yalnızlıktan Korkarım
Çok Canım Acıyor Söyle Geçer Mi?

Ne Kadar Büyümeliyim

Uyusam Biter Mi?


Bu Gözyaşları Balıklara Yeter Mi?
Küçük Dünyam Bu Sarsıntıya Direnir Mi?

30 Ocak 2010 Cumartesi

21. Yüzyılda İnsan Hakları



21. Yüzyılda İnsan Hakları => Videoya bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.Gerçekten çok anlamlı bir çalışma..

Hoşgeldin Bebek
Başındasın her şeyin
Bebeksin işte
Dünyanın tüm bebekleri aynı şekilde ağlar
Aynı şekilde doyar
Tadını çıkar
Belki Muhammet olur adın
Belki Musa
Belki İsa
Boyun iki metre olabilir
Saçın sarı
Gözün siyah
Belki de esmer olursun
Belki kısa
İşte o zaman bebek demez kimse artık sana
Kadın ya da erkek olursun
Ya da bambaşka
Başını aç derler yada kapa
Sev,ama sakın dokunma
Bu beden senin değil nasıl olsa
Sen çalış,sen doğur,sen savaş,sen sus
İstedikleri gibi olmassan öldürebilirler seni
Töreler daha değerliymiş gibi hayattan
Herkes eşittir
Ama göreceksin,bazıları daha eşittir hayatta
Şaşırma,burası tuhaf bir dünya 
Gülümse yine de
Büyüdüğünde kim olursan ol,eşit yaşaman için çalışan insanlar var burada
Gülümse bebek
Gün gelecek herkes sana sadece "insan" diyecek ...

Hepimiz zamanla etiketlenmeye başlıyoruz..Bu sözlerden daha fazlasına gerek var mı?

29 Ocak 2010 Cuma

Kar Tanelerinin Hikayesi


‘’ Bir zamanlar gökyüzünde yaşayan küçük kar taneleri varmış .Bu kar taneleri her kış gökyüzünden bir melek tarafından yeryüzüne düşürülür,yeryüzünde bir süre kalıp doğada ki pislik ve kötülükleri temizledikten sonra buharlaşıp gökyüzüne uçarlar bir daha yeryüzüne yağmak için sıralarının gelmesini beklerlermiş.Bu küçük Kar taneleri için de bir tanesi varmış ki o diğerlerinden çok daha heyecanlıymış.Çünkü geçen kış yeryüzüne düşerken gördüğü genç bir adama aşık olmuş bütün arkadaşları bunun imkansız olduğunu söyleseler de o güzel gözlü genç Adama aşık olduğunu söylemiş bütün bir yıl ve yeryüzüne ilk kar taneleri düşmeye başladığında bir karar almış bu yıl sevdasını fısıldayacakmış genç adama.İmkansız olduğunu oda biliyormuş aslında ama gene de söyleyecekmiş.

Ve yeryüzüne düşme sırası geldiğinde meleklere yalvarmış sevdiği adamın olduğu yere düşmek için melekler üzülmüşler haline ve istediği yere hem de sevdiğinin tam yanağına düşürmüşler kar tanesini.Çok mutluymuş kar tanesi bir süre sonra konuşması gerektiğini anlamış ve;

‘’ Seni seviyorum.’’ deyivermiş.Genç Adam gülmeye başlamış kar tanesinin haline ve ; ‘’Saçmalıyorsun’’ deyip onu elinin tersiyle itip buharlaşmasına bile izin vermeden akan suyu ayaklarının altında ezivermiş.Çünkü adam hayatında hiç kimseyi sevmemiş ve sevmenin ne olduğunu bilmiyormuş. Birden bütün kar taneleri deli gibi yağarak adamın kaçmasını sağlamışlar fakat küçük kar tanesini kurtaramamışlar.Sevdası sonu olmuş Kar tanesinin.O günden sonra her Kış başında yağan kar taneleri fırtına şeklinde yağmaya başlayıp arkadaşlarını andıktan sonra sakinleşip nazlı bir gelin gibi gökten süzülürlermiş.
"

28 Ocak 2010 Perşembe

Kar||Taneleri


“Bu mevsim gelip geçici
Bu yağan kar…
Biliyorum ki gelecek yine ilkbahar…
Açacak bin bir renk bir çiçek…

Gökyüzü ve beyaz bulutlar…
Geçecek üstümden…
Saçlarımda esecek ılık rüzgârlar… "


Son günlerin gündemi sanırım "kar". Ben çok seviyorum karı.Bunu bu sene daha iyi anladım.Çok özlemişim ya çok.Eskiden kıymetini bilmezdim.Ama bu sene kar yağsın diye o kadar dilek diledim,umut besledim ki.=)
Sonunda yağdı 2-3 gün ama bana az geldi tabi o ayrı bi mesele.Buna da şükür neyse.=)
Bu konuyu uzun uzun yazasım var tabi,ne yazıcağımı bilmiyorum ama.
Kar hayatıma farklı bir renk kattı.Kar beyaz değildir aslında.Nasıl görmek istersen öyle görürsün.Ben kırmızı gördüm sanki ya.Size de öyle geldi mi?

"Kırmızı, sıcak, ateş, kan, şehvet, aşk, samimiyet, güç, heyecan ve agresiflik gibi kavramları simgeler. Kan basıncını ve solunumu hızlandırabilir. İnsanları çabuk karar almaya ve beklentileri arttırmaya teşvik edici bir etkisi vardır."
Aslında hepsinden vardı yani bende.Çok güzel bişi su kar ya.Yeni yeni heyecanlar,yeni yeni mutluluklar ktıyor hayatımıza.Birazcık da umut işte.Al sana kış.
Kışı karamsarlık,sıkıntı,soğukluk falan diye tanımlarlar.Bence her açıdan da öyle değildir kış.Kış huzur da getirir insana kar taneleriyle beraber.Nasıl suçlayabiliriz ki o tane tane masumluğu?Bu yazımdan ayrı olarak bir de kar tanelerinin hikayesini yazacağım.Benim çok hoşuma gitti.


Kar,geldiği gün her şeyi bir beyaz örtü gibi kaplar.Bütün kötülüklerbir anlığına da olsa tertemiz,beyaz,pürüzsüz bir örtüde tutsaktır.Bazıları direnemez;kar taneleriyle birlikte erir,bir daha hiç dönmemek üzere gider.Yeni başlangıçlar için ideal zamandır belki de kar.Tertemiz boş bir sayfa açmak için...Ben biraz da bu yüzden seviyorum şu karı.






Hani bi' de şu çam ağaçlarının üstü karlarla kaplanır da bir yılbaşı havası getirir ya.=
P Onu da çok severim ben.Çok sempatik gelir o görüntü bana.En çok da kar fotoğraflarıyla oynamayı severim.Ayrı ayrı manzaralar...








Hadi bu da benden sevdiklerime gelsin.Sevgi dolu parmaklarla oluştu o haberiniz var mı sizin.=P



Şunu da eklemeden geçemeyeceğim; bi' de o kar taneleri saçınıza geldiğinde Şekil A'daki gibi görüntüler oluşur ya,onu da severim.Tabi erimeleriyle gelen ıslaklık duygusu,saçların karışması ardından garip bir şekilde kurumasını hesaba katmıyorum.=)






Ama kar yağdıktan sonra , bi' de insanlar dışarı çıkmaya başlayınca,bir süre sonra bütün güzelliğini bozarlar sanki.İnsan değmemiş kar en güzelidir bence.=) yoksa işte böyle kirlenir.Ama yine de güzeldir.








Bir sürü ayak izi.=) Bazıları aynı yönde,bazıları farklı.Belki de çoğu aynı yere gidip gelmiş.Ama hiç dikkat etmemişlerdir.Bu oluşan manzarayı da seviyorumEminim ayak izlerine takıntısı olan tek kişi ben değilimdir. İşte böyle.. Bu yazıya bir şarkı ekleyip nokta koymalıyım.=)





Facebook'taki Gizli Renk Çemberleri


Facebook.com’da aşağıdakileri sırasıyla yapın ve gizli renk çemberlerini açığa çıkarın…

2 kez yukarı ok tuşuna bas
2 kez aşağı ok tuşuna bas
1 kez sol ok tuşuna bas
1 kez sağ ok tuşuna bas
1 kez sol ok tuşuna bas
1 kez sağ ok tuşuna bas
B tuşuna bas
A tuşuna bas
ENTER tuşuna bas
2 kez sol tıkla
nasıl? =)

27 Ocak 2010 Çarşamba

Merhaba.=)

Bu benim ilk blogum değil,ama diğer bloglarıma hiç ciddi anlamda yazmamıştım.Bu blogla başlamak istiyorum artık.

Bir insan neden blog açar ki?

Bazı şeyleri arkadaşlarımızla, ailemizle yakın çevremizle falan paylaşırız işte.Paylaşmak ister insan;mutluluğunu,sıkıntısını,hüznünü,yalnızlığını.Mutluluk çoğalır,sıkıntı azalır,hüzün yok olur,yalnızlık da biter.Her şey paylaştıkça güzeldir sanki.

Fakat bazı şeyleri yakınlarımızla paylaşamayız. Çünkü herkesin belirli bir bakış açısı, bir tarafı vardır hayatta. Bunlara göre yorum yapar, eleştirir, çözüm getirir insan.İşte o bazı şeyleri tanımadığımız,görmediğimiz,bakış açısını ve düşüncelerini hiç bilmediğimiz insanlarla paylaşmak daha kolay gelir bize.Ki doğrudur da bu.Alışılmış duvarların ardını görmek,duymak gibidir.Farklıdır,ve bu da hayatımızı farklı kılar.

Bloglar da bunun için var sanırım. Henüz çok yeniyim ama bir yerlerden başlamak gerek yazmaya. Artık bende yazıyorum, hiç yazmadığım kadar...

Merhaba... =)


Küçük bir videoyla başlamak istedim paylaşmaya.Çok sevmiştim bunu.Anlayana,ana fikri kavrayana çok şey anlatıyor bence.Yukarı Bak filmi çıktığında çok da ilgimi çekmemişti,normal bir çizgi film gibi işte demiştim.Ama bunu izledikten snra çizgi filmlerin bile kendi dünyalarında çok şey anlattığını keşfettim.Ne kadar çok mesaj veriliyormuş halbuki..Videodaki Carl ve Ellie'nin tanışma hikayesi de vardı fakat onu bulamadım.Ben yine de bildiklerimi söyleyeyim de video anlam kazansın.İkisi küçük çocukken tanışmışlar,bazı hayalleri varmış işte; o ev gibi.. Birbirlerini hiç bırakmamışlar...